Erkekler mi bu kadar hayattan soğutuyor bu sefil kadınları, bilemiyorum. Ama herkes aşktan muzdarip. Daha 3 gün önce saçma salak bir sevgililer günü şamatası vardı. Yüksek dereceden iltifatlar, mır mır kedileşmeler, güller, mumlar, yemekler, prezervatifler sağda solda uçuşmaktaydı. Şimdi ne odluda aşkınız söndü? Gene başladı şikayetler, dırdırlar. Nedir bu erkeklerden beklentileriniz de her şeyi kafanıza takıp şizofren modda dolaşmaktasınız… Garip, anlam veremiyorum. Aslında çok basitken aşkı paylaşmak doğaüstü bir güç gerektirirmişçesine bunu başaramamak, gerçekten şaşırtıyor beni.

Hey siz kadınlar, size bir kaç lafım olacak…!

Şimdi diyorsunuz ki sevgilim benimle ilgilenmiyor, üstüme titremiyor, titrese de pışpışlamıyor, her gün hediye almıyor, saçımı boyadım görmüyor, msn de 10 sn aralıklarla cevap yazıyor, makyajımı değiştirdim fark etmiyor, beni hiç kıskanmıyor, sorunlarımla ilgilenmiyor, facebookta kızlara yorum yapıyor, pembe bana çok yakışır bilmiyor, arkadaşlarıyla sinemaya gidiyor, ailesi ile tanıştırmıyor, beni günde 35 kere aramıyor, mesaj dahi atmıyor… Vs. (güzel bir rap çıkar bundan =) )

Erkek olaydım da benim böyle bir sevgilim olaydı çoktan terk etmiştim. Sizi bu delirmiş (kusuruma bakmayın yaptıklarınızı anca bir deli yapar) halinizle hala daha kollarına takıp gezdiriyorlarsa bilin ki sizi gerçekten çok seviyorlardır. Erkekler basit bir kimyaya sahiptirler. Sizin gibi ince hesap ve plan yapmazlar. Siz her esten bir anlam çıkartırsınız ama onlar düzdür ve size karşı gösterdikleri her davranış veya söyledikleri her cümle şeffaftır. Arkasında siyah bir perde aramakta neyin nesi neden bunu yapıyorsunuz? Biraz kendinize gelin onlarda insan, bu kadar zulmü hak etmiyorlar. Beyinlerini yemenize izin vermicem. Eğer bir erkek sizinle çok daha ilgilensin istiyorsanız yanlış yoldasınız. Bence birazdan size vereceğim tavsiyelere uyun. Bunları 10 maddeye sığdırmak mümkün değil ama bu bile onların nefes almalarına ve ilişkinizin güzelleşmesine neden olacaktır. Gayem bütün sevgililerin huzur ve mutluluk içinde yaşamasıdır. Yoksa siz ilişki yaşamayı başaramıyorsunuz demiyorum, yanlış anlamayın. Beklentilerinizi azaltın sevginizi yaşayın…

1- Sizi ailesiyle tanıştırmamasının nedeni sizi sevmediği değil de zamanın uygun olmadığını düşünmesi olabilir. Üstüne gitmeyin sevdiğiniz erkek doğru zamanı hissettiğinde sizi ailesiyle tanıştıracak. Hatta bir zaman sonra ailesinden sıkılıp yalnız kalmak isteyeceksiniz. Aile sorumluluğunu hissetmeden şu anki özgürlüğünüzün tadını çıkarın.

2- O kadar bencilsiniz ki kendi 5 para etmez sorunlarınızla onların vaktini alıyorsunuz. Düşünsenize işinden, okulundan, arkadaşlarıyla yaşadığı sıkıntılardan, kilolarından, kaslarının yetersiz olmasından, bıyıklarının uzamamasından sürekli şikayet eden bir erkek sizce ne kadar çekici olabilirse sizde onlar için o kadar çekici olursunuz. Boş şikayetlerle beyinleri doldurmayın.

3- İnsanlar sosyal varlıklardır, erkek bir insandır o halde erkekler de sosyal varlıklardır.

4- Mantık olarak erkeğin sosyal bir varlık olduğunu ispatladığımıza göre onlarında normal kız arkadaşları olacağını söylemeyi boynumun borcu bilirim ve bir de ilave olarak onlarda facebookta kız arkadaşlarının fotoğrafları altına yorum yapabilir, derim. Yorum yapması fotoğraftakine aşık olduğunu gösterseydi geçenlerde yorum yaptığım fotoğraftaki bir –lolipopa- aşık olmam gerekirdi.

5- Her gün saç, baş, kıç boyarsanız ben bile anlamam. 30 kilo vermediğiniz takdirde 2 kiloluk kaybınızı fark etmemesi çok normal. Dip boyanızı yaptırdığınızda neden fark edilmeyi beklersiniz ki. Hadi diyelim fark etti elinize nasıl bir kazanç geçti çok merak ettim. =)

6- Msn de 10 sn geç kalmış. Owwwww aman Tanrım bu nasıl bir günahtır, bu nasıl bir insanlık suçudur. Saniye geçmeden yazmalıydı hatta ekranına yapışık olmalıydı bu ne büyük terbiyesizlik. Ya affedersiniz ama manyak olma ihtimaliniz çok yüksek. Bilgisayar; bilgi işlevi taşıyan, istediğiniz her görüntü, ses ya da veriye ulaşabildiğiniz bir aygıttır. Şimdi bilgisayarın ne olduğunu anladığımıza göre, sizinle msn de konuşurken bir başkasıyla konuşabilir hani erkeğinde sosyal bir varlık olduğunu yukarda anlatmıştık. İkincisi o esnada oyun oynuyor olabilir ve ona dalmış olabilir. Üçüncüsü internetten herhangi bir konuda yazı okuyor olabilir. Dördüncüsü film izliyor olabilir… Vs. Yani bilgisayarını sırf sizinle iletişim kurmak için kullanmasını beklemeniz büyük bir iletişim düşmanlığı büyük bir cehalet tutsaklığıdır.
NOT: 3. maddeyi yeniden vurguluyorum.

7- Sizi günde 35 kere aramasına can dayanmaz yazıktır kanser olacaksınız, yazıktır cüzdanınız faturalara boşalacak. Diyelim ki 35 kere aradı neden konuşabileceğiniz konuları tüketip sonra birbirinizden sıkılasınız ki. Uzun sürece yaymak gibi bir gayeniz varsa ilişkinizi günde bir sefer telefon görüşmesi neyinize yetmiyor. Hesapları, sorgu ve sual işlemlerini bırakın muhasebeciler ve mahkemeler yapsın. Sizi aldatmak isteyen erkek zaten sizi 35 kere arasa da aldatır. Buna sürekli sizi arayıp bilgi vermesi engel değildir.

8- Mesaj konusu ilişkilerin en büyük sorunudur. Neden mesaj atmadı, neden mesajıma cevap vermedi, verdide neden geç cevap verdi? (Erkek olaydım böyle bir kıza çok şey verdirirdim de neyse! ) Kadınlar bu soruların arkasından en yakın kız arkadaşlarına şunu derler ‘ ya bu adamın hiç mi vakti yok, işerken 2 dk mesaj atamıyor mu, hayret bişey yaaa ’ Sakın bana bu cümleyi hiç kurmadık demeyin, küllüm yalan hepinizden hem de 9 yaşımdan beri duydum =) Şimdi bu olayı şöyle düşünüyoruz; erkekler işerken telefonu elinde tutmamalıdırlar, nedeni ise gayet açıktır =) Bu sefer de onları pis olduklarından eleştiririz. O yüzden yıllardan beri kurduğunuz bu saçma cümleyi bi kafanızdan atın ve sonra ,,, bana bakın yapışık gibi yaşamaktan vazgeçin erkek mesaj yazmayı sevmiyor olabilir ve sürekli mesajlaşmak dünyada ki en gereksiz olayıdır. Zaman kaybıdır. Milli sermayeye zarardır. Ah bu gözü kör olası 39 kontöre 5000 mesajı çıkaran Aveanın ya da aynı mantıkla hareket eden diğer operatörlerin. Erkekleri mesaj konusunda kanser eden, yiyip bitiren, saçma sapan sorulara cevap vermek zorunda bırakan bu şirketleridir.

9- Sevgilinizle seviştiniz diyelim. Aman haaa sakat bişey olmadı -sadece- seviştiniz. Sonra diyelim ki 2 hafta sonra kavga ettiniz ve ayrılmak üzeresiniz. Neden hep ilk sözünüz ‘ sen beni kullandın .. ühühüüüüüüü ’ oluyor. Bırakın bu ayakları hatunlar. Silah zoruyla mıydı? İşkence unsuruylamıydı? Taciz mi edildiniz? Hüseyin Üzmez vakasına mı benzediniz? Öyleyse sizin adınıza ben mahkemeye dava açıcam. Erkeklere sen beni kullandın deyip suçlamada bulunamazsınız. Bulanmayacaksınız. Bulanacaksanız yapmayacaksınız! Yapıyorsanız o duygu sömürüsü kokan ağzınızı kapatacaksınız! Tamam mıdır? Tamamsa on, sonrada son =)

10- Erkek hayatınızı güzelleştirmek için vardır, dokunuşlarıyla anlarsınız nefes aldığınızı. Eğer erkek olmasaydı hayatınızda etrafa cırlak, bağıran kadın sesleri, dedikodu yumağı arasında kayboluşlarınız, şeytanlıklar baş gösterirdi. Erkek sizin isyanlarınızı, kötülüklerinizi, saçmalıklarınızı alır yerine huzur, mutluluk ve sakinlik getirir. Onlar sizi uysallaştırır. Bunu sizlere sağlayan erkekleri el üstünde tutmak yerine ayağınızda paspas yapmanın ne manası var. Onları biraz özgür bırakın, onlara biraz esnek davranın, anlayış gösterin. Bakın sonra size nasıl koca bir sevgi seliyle akacaklar.

Denemesi bedava =)

‘Erkek bir şirkete benzer eğer doğru yatırım yaparsanız kazanç sağlarsınız ve şirketiniz büyür, yanlış yatırımlarda ise iflas etmeniz kaçınılmazdır’. E.Y.