zevk-ü sefa diyarında, keyfiyane zırvalar…

Dün işten çıkıp eve gittim, ehl-i keyf bi sofra hazırladım kendime oturdum tv başına atıştırıp seyreyleyelim dünyayı diye. Tolga Çevik’in “İşte hayatımın projesi… Nihayet, gerçekten güldüğüm her şeyi, hem sahne özlemimi gidererek, hem de sınırsızca insanlarla paylaştığım bir program… A’dan Z’ye bütün ekibin sahip çıktığı, herkesin benim kadar benimsediği ve daha da önemlisi, içinde bulunana ve seyreden herkesin en az benim kadar güldüğü bir şey..” diye adlandırdığı Programı “Komedi Dükkanı”na takıldım gül gül öldüm desem yeridir kendi kendime. Program bitti üzüldüm açıkçası hiç seyretmediğim, insanların etrafımda yaptıkları esprileri daha yeni anlamaya başlamışken bitiverdi dün geceki program.
Neyse kanal kanal dolaşırken Karşıma takıldı Reha emmi. Ya abi tv yi bi boş bıraktık kim çıkarttı bu adamı tekrar ekran karşısına. yoksa daha önceden çıktıda ben mi yeni görüyorum. Bu insanlara nasıl bir eziyettir ya. Sağcısının solcusunun yapamadığını devlet büyüklerinin yapamadığı eziyeti bu insan tv karşısında bütün tv izleyicilerine nasıl yapabiliyo anlamıyorum.
“Koymuş kırmızı koltuğa bir genç, dizmiş ailesini bi kanepeye, soruyo. Yok efenim eşinin ailesini seviyonmu, yok efenim babanın öz baban bilmemne, ağlarmısın bilmemne yaparmısın” yalan makinalarıda var haa sakın sallamaya kalmışmayın cevapları rezil-i rüsva olma durumuda var. ya da parayı al bas git arkadaş hoşaflık mı var üstünde. İnsanlar ağlarken güldüğüm en süper programı yapmış rehavetli sunucumuz reha muhtar Allah razı olsun senden be. Büzma dudaklarını
yirim seni.
Çakma program yapımcıları sizi.
zırvala