zevk-ü sefa diyarında, keyfiyane zırvalar…
bak bana, beni benden aldırtma!
sakın beni yerimden kaldırtma!
yine, yine bitecek nasıl olsa,
sonu göre göre beni başlatma!
koymaz bana senin aşkın,
koymaz bitse de, gitse de!
koymaz yalan olup sönse de,
koymaz, ruhum duymaz!
senden önce de canımlar oldu, cicimler oldu, gülümler oldu
senden önce de güzeller oldu, özeller oldu, üzenler oldu
bak bana, beni benden aldırtma!
sakın beni yerimden kaldırtma!
yine, yine bitecek nasıl olsa,
sonu göre göre beni başlatma!
koymaz bana senin aşkın,
koymaz bitse de, gitse de!
koymaz yalan olup sönse de,
koymaz, ruhum duymaz
Sene 2010 unun soguk bır kıs gunu (-15 derece tarih 09.01.2010) bir ERin sevinçli günüdür ikinci çarşısı…. Her çarşı bir öncekinden daha umut verici ve sosyalleşme adına vatan uğruna çabaladığı gündür… Askerlik ve ERliğin tanımını şöyle yapmaktadır… ER her zaman sayaç gibi şafak sayan… futbol spikeri gibi atarsa 1-1 olur gibi benzetmelerde bulunan… Sağol u düstur edinmis… Emredersinizi hayat tarzı benimsemiş… Komutanlarına sadık…. Sivilken o komutanları tokatladıgını anlatan… Herşeye 1 e 5 katan gerektiğinde kendini mala bağlama yeteneğine sahip… Fakat buna rağmen sivilde en uyanık en akıllı kendini ilan eden kişidir….
tüm bunlara rağmen askerliğin genel tanımı şudur ki:
AskeRiN TaNıMı
460 gün uzunluğunda
15 ay genişliğinde
75cm çapında
düdükle kalkan
düdükle yatan
dayakla uslanan
traşla süslenen
kurufasulye ve pilavla beslenen
10 barfiks 10 şınav 50 mekik gücünde
Subayın geri tepmesiyle
Uzmanın ileri itmesiyle
tek tek ve seri dayak yiyebilen
bot ile kep arasında kalmış
palaska ile sıkıştırılmış
sevdiği hayelleri elinden alınmış
birgün biter diye kandırılmış
Allahın en aciz kuludur ..

tarih 01.01.10′u gösterdiğinde şafak 54 dediğinde bir askerin heralde kendi memleketinde olması ve sırtına binip “TEKİRDAĞDAN KALTI TREN, SAKARYADA YAPTI FREN, DEDEMİN ŞAFAĞI 54 ALKIŞLAMAYAN HEM İPNE HEM GÖTVEREN” diyebileceği bir toprağının olmaması üzücü bişi bee… neyseki yılbaşında sevdiklerimizde telefonda görüşüğ happy new year & hayırlı mutlu birlikte nic seneler dilekleri geçirdikten sonra. Askerler arası bir çiğköfte partisi güzel bir pasta ve çekirdek eşliğinde dansöz ve halay, horon ve dans sefasıyla geçirilen bir geceyi tahmin bile edemezsiniz. Güzelliği ve duyguların bir oluşu. Erbaş/Er gazinosundan halay çekerek içtima alanında halay çekip kolu komşuyu uyandırmadan bağırışmalar ve kasılmalar… neyse işte baba yatar şafak atar vakti geliyo belli bi zaman sonra. Sevgili brotherim Burda şafak görünmez oldu havalardan. sana Şafak sormak ayıp olur yukarıdaki resimde karanlık seni aradan süzülen ışıkta benim şafağı temsil ettiğini söyler.. Patlat bi şafakta içimiz ısınsın der geçerim……

Askeriz ya koparamıyoruz psikolojisinden… Bizimkisi memur askerlik yapanlarınkinden tabiii komutanımız vietnam’a çevirmediği taktirde. Nefes’in fragmanları heryerde dolanırken bizde eee madem çıkartmış abilerimiz filmi Türk yapımı olunca seyredelim dedik demez olaydık… Bukadar mı gelinir abicim seyircinin üzerine ezildik duygu ağırlığından ağlasak olmaz biz askeriz ağlamasak olmaz insan değilmiyiz. Başlangıç görüntüleri bu filmde hayır var dedittirecek kıvamda maşallah. Duygu yoğunluğunu anlatmaya gerek yok kahretme derecesinde. Uzun lafın kısası seyredin siz onları anlayamasanız, onlar sizi anlayamasada seyredince anlayacaksınız….
saw bir terapi filmidir. bir terapistin 6 senede iyileştiremeyeceği psikozu 6 dakkada iyileştirebildiği için jigsaw hocamıza saygılarımı sunarım. en büyük terapist sesin hocam… freud, adler, horney, jung, rogers gibi niceleri eline su dökemez…